top of page

Her Şeyi Dert Etmek Normal mi? Yaygın Kaygı Bozukluğunu (YKB) Anlamak

Güncelleme tarihi: 11 Eyl

Sürekli bir şeylerin ters gideceğini düşünmekten yorgun musun? Sabah gözünü açtığında bile sanki bir şeyleri kaçırmışsın gibi mi hissediyorsun? Eğer bu cümleler sana tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin. Ve hayır, bu sadece “biraz stresli” olmak değil.


Bu yazıda, yaygın kaygı bozukluğu nedir, nasıl anlaşılır, neden oluşur ve ne yapılabilir sorularını herkesin anlayacağı bir dille yanıtlayacağız. Çünkü bu, görmezden gelinerek geçecek bir mesele değil. Ama aynı zamanda üstesinden gelinebilecek bir durum.


Yaygın kaygı bozukluğu (YKB), kişinin gün boyunca, neredeyse her konuda aşırı ve kontrol edilemeyen bir endişe hissetmesiyle karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Kaygı, belirli bir olaya değil; genellikle belirsiz, soyut veya birçok farklı konuya yayılmış olur: sağlık, iş, para, sevdiklerinin güvenliği, gelecekte olacaklar…


Bu kaygı öyle bir hal alır ki, kişi artık yalnızca “endişeli” değil, gergin, tükenmiş ve günlük işlevlerini yerine getirmekte zorlanan biri haline gelir.



Kaygının Kökleri: Neden Oluyoruz?

Kaygı, aslında beynimizin “hayatta kalma” mekanizmasıdır. Tehlikeyi sezip bizi korumaya çalışır. Ancak yaygın kaygı bozukluğunda bu sistem fazlasıyla hassaslaşmıştır. Ortada gerçek bir tehdit olmadan da “alarm” çalar. Peki neden?


  • Genetik yatkınlık: Ailede anksiyete bozukluğu olan bireylerin riski daha yüksek olabilir.

  • Beyin kimyasındaki dengesizlikler: Serotonin ve GABA gibi nörotransmitterlerdeki bozulmalar, kaygıyı artırabilir.

  • Çocukluk deneyimleri: Aşırı koruyucu ebeveynlik, travmalar ya da ihmal edici ortamlar bu bozukluğa zemin hazırlayabilir.

  • Kronik stres: Uzun süreli iş, okul ya da sosyal baskılar vücudu ve zihni sürekli “acil durumda” tutabilir.



Belirtileri Nasıl Anlarız?

Yaygın kaygı bozukluğunun bazı belirtileri şunlardır:


Zihinsel Belirtiler:

  • Sürekli en kötü ihtimalleri düşünmek

  • Endişeleri kontrol edememek

  • Odaklanmada güçlük

  • “Ya şöyle olursa?” cümlesiyle başlayan düşünce döngüleri


    Fiziksel Belirtiler:

  • Kas gerginliği, boyun/sırt ağrısı

  • Uykusuzluk, sık uyanma

  • Sindirim sorunları (şişkinlik, mide bulantısı, ishal)

  • Kalp çarpıntısı, nefes darlığı hissi


Bu belirtiler kişiden kişiye değişebilir ama ortak nokta, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmesidir.


Yaygın Kaygı Bozukluğu'nda Tedavi Mümkün Mü?


Kaygılı birey

Evet, hem de oldukça etkili yollarla. YKB tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavi süreci genellikle üç ana başlıkta ilerler:


Psikoterapi:

En yaygın ve etkili yöntem bilişsel davranışçı terapi (BDT)’dir. Bu terapi sayesinde kişi, düşünce kalıplarını fark eder ve onları yeniden yapılandırmayı öğrenir.




İlaç Tedavisi:

Bazı durumlarda, özellikle semptomlar şiddetliyse, antidepresanlar ya da anksiyolitikler kullanılabilir. Tedavi kararı mutlaka bir psikiyatristle birlikte verilmelidir.


Yaşam Tarzı Destekleri:

  • Düzenli uyku ve beslenme

  • Egzersiz

  • Meditasyon ve mindfulness

  • Sosyal destek



Kendine Yardım: Kaygıyı Yönetmek İçin Küçük Ama Etkili Adımlar


  • Yaz, netleştir: Endişelerini kâğıda dökmek zihnini toparlamana yardımcı olur.

  • Gerçeklik testi yap: “Bu düşündüğüm şeyin olma olasılığı ne kadar?” sorusunu dürüstçe yanıtla.

  • Kendinle konuş: “Bu duyguyu hissediyorum ama geçecek” demek, “Yine mi böyle oldum” demekten daha yapıcıdır.

  • Profesyonel yardım al: Yardım istemek zayıflık değil, kendine verdiğin değerin göstergesidir.



Uzman Görüşü

Dr. Jennifer Payne, Johns Hopkins Üniversitesi Kadın Ruh Sağlığı Merkezi Direktörü, yaygın kaygı bozukluğu hakkında şunları söylüyor:


“Hepimiz zaman zaman endişe duyarız. Ancak bir kişinin endişesi sürekli hale gelip günlük yaşamını etkiliyorsa, bu durum yaygın kaygı bozukluğu olarak değerlendirilmelidir.”

Son Söz

Yaygın kaygı bozukluğu, çoğu zaman görünmez bir yük gibi hayatın her anına sızar. Ama bu yükü taşımak zorunda değilsin. Doğru bilgiyle, doğru destekle ve sabırla bu döngüyü kırmak mümkün. Bu süreçte kendine şefkatli davran. Çünkü bu sadece “kafana takma” meselesi değil. Bu, iyileşebileceğin bir durum. Ve bu yolda ilk adım, fark etmekle başlar.


Hayat sürekli endişelenmek için fazla kısa.


Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler, herhangi bir şekilde kişisel tedavi veya tanı önerisi değildir. Online ya da yüz yüze terapi süreci, kişinin bireysel ihtiyaçları ve değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenir. Acil psikiyatrik destek gerektiren durumlarda (intihar düşünceleri, kendine veya başkasına zarar verme riski gibi) lütfen en yakın sağlık kuruluşuna başvurun veya acil yardım hattını arayın.

Yorumlar


© 2025 by Mina Buse UZUN, MSc. Tüm Hakları Saklıdır.

bottom of page